6 Şubat depremlerinden kısa süre önce kurulan ve deprem sonrasındaki süreci yakından takip eden, Malatya Girişimci İş insanları Derneğinin (MAGİNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Karademir, Malatya’nın yeniden ayağa kalkış sürecinde Malatyalı iş insanlarının desteğine büyük ihtiyacın olduğuna dikkat çekerek, “Malatya, Malatyalılarla ayağa kalkacaktır.” dedi.
Deprem sonrasında Malatya’nın ciddi bir göç verdiğini ve Malatyalıların tekrar şehirlerine dönmeleri gerektiğini vurgulayan MAGİNDER Başkanı Karademir, “MAGİNDER olarak deprem sonrasında Malatya’daki her gelişmeyi yakından takip ediyoruz. Biz, Malatya sevdalısıyız. Bu şehre 6 Şubat sonrasında bir fidan diken benim için çok kıymetli. Malatyalı iş insanları, deprem sonrasında şehirlerine sahip çıkmış; barınma, yiyecek ve giyecek gibi temel ihtiyaçları ilk günden itibaren karşılamıştır. Şimdi şehir yeniden ayağa kalkıyor. Bu süreçte önemli markalara güç veren iş insanlarımızın Malatya’ya yatırım yapmasını bekliyoruz.” şeklinde konuştu.
6 Şubat depremlerinden sonra Malatya’da sahadan hiç ayrılmayan ve depremzedelerle iç içe olan, yaptığı açıklamalarla deprem sonrası süreçte dikkat çeken MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, Bi’Kent Dergisi’nin sorularını cevapladı.
Malatya, 6 Şubat felaketlerinden en fazla etkilenen şehirlerden biri oldu. Peki, şehir felaket sonrasındaki iki yılı nasıl geçirdi? MAGİNDER, sürecin takibinde hangi noktada pozisyon alıyor?
Biz, 6 Şubat depremlerinden 10 gün önce kurulmuş bir sivil toplum kuruluşuyuz. 6 Şubat; bizim için, şehrimiz için ve ülkemiz için şüphesiz ki çok büyük bir felaketti. Felaketten sonra sahada MAGİNDER olarak öncelikle sosyal projelerle halkımızın yanında yer aldık. O dönem üç beş ayımızı insanlarımızın ihtiyaçlarına katkı sağlayarak geçirdik. Yiyecek, içecek ve barınak temin edebilmek gibi. Daha sonraki süreçte sahaya inerek esnafımızın yanında olduk. Vatandaşlarımızın yanında olduk ve özellikle gitmemeleri için ve şehirde kalmaları için, şehrimizin demografik yapısının etkilenmemesi için sürekli moral ve motivasyon vererek yanlarında olduk. Şehrimizde %60-65 oranında yıkım yaşadı. Bu yıkım üzerine devletimiz şehrin her yerinde yatırım yapıyor. Her yerde çalışma var. Kule vinçler şehrin her noktasında. Biz, katıldığımız her yayında ve toplantıda devletimizin sorunları çözeceğini, her yeri imar edeceğine dair inancımızın sonsuz olduğunu ifade ettik. Gelin görün ki bu binalar bittiğinde bu binalarda Malatyalılar olacak mı? Bu endişe var. Evler yapılacak, çarşı tamamlanacak ama Malatya’nın şehir hafızası kalacak mı? Bunları takip ediyor, bunları önemsiyoruz. 6 Şubat, Malatya’nın hem ölümü hem doğumudur. Ölüm bitti, şimdi doğumdayız. Doğumlar sancılı olur, önemli olan bu doğumun sonrasında şehrin daha derli toplu olmasıdır. Bu dönüşümün daha güzel günler yaşayacağımız, daha modern ve dinamik bir şehir olacağımız şekilde gerçekleşmesi önemlidir. Biz, bu süreci takip etmeye devam edeceğiz.
Şehrin en büyük yıkımı merkezde, ticari bölgede oldu. Bu bölge hızlı ayağa kalkıyor. Süreci nasıl takip ediyorsunuz? MAGİNDER olarak hangi müdahalelerde bulunuyorsunuz?
Şehirde en büyük sıkıntıyı yaşayanlar esnaflar. Bir şehrin ticareti, çarşısı ayağa kalkmadığı sürece şehrin yeniden eski gücüne kavuşmayacağını biliyoruz. Deprem sonrasında esnafımızın bu şehri terk edip gitmemesi için mücadele ettik. Şimdi çarşı üç beş aya kadar kısmi de olsa faaliyete geçecek gibi görünüyor. Ancak çarşı kültürünü yaşatmamız lazım. Çarşının da bir hafızası var. Malatya’da bir çarşı kültürü vardı. Kayısı pazarımız, balıkçı pazarımız, peynircilerimiz, kadayıfçılarımız. ayakkabıcılar pazarımız gibi bir çarşı yapımız vardı. Bu esnaf gruplarının da yeni çarşımızda aynı şekilde, yerinde olması lazım. Çarşı kültürü, çarşı hafızası devam etmeli.
Çarşının şu ana kadar ortaya çıkan tablosundan dolayı bazı eleştiriler geliyor. Bu saatten sonra bir şeyleri değiştirme şansımız da kalmadı. Sanıyoruz MAGİNDER olarak bundan sonrası için çarşı kültürü üzerinde yoğunlaşacaksınız.
Biz, her zaman devletimizin yanındayız. Çarşının ayağa kalkış sürecini takip ediyoruz. Bazı yanlışlar var. Bunların çoğunu değiştirme şansımız maalesef kalmadı. Ama esnaflarımızın yerleşimi sırasında o arzu ettiğimiz çarşı kültürümüzün dikkate alınmasını önemsiyoruz. Bu konuda adımlar atılmasını takip ediyoruz. Sonuna kadar bu işin takipçisi olacağımızı ifade ediyorum.
Malatya’nın yeniden ayağa kalkış sürecinde Malatya’nın önemli markalarını oluşturan iş adamlarının şehre yatırım yapmalarını Bİ Kent dergisi olarak gündeme getirmiştik. Bu konuda MAGİNDER’in de bir hassasiyeti var. Bu konuda ne tür girişimleriniz oldu?
Bizim her zaman söylediğimiz bir söz var: Malatya, Malatyalılarla güzel! Bu sözü bize duayen gazeteci abimiz Rıfat Gökçe ifade etmişti. Bu kez de “Malatya Malatyalılarla ayağa kalkacaktır.” diyorum. Hem buradaki iş dünyasının hem Malatya dışındaki iş dünyasının bu şehre 6 Şubat tarihinden sonra sahip çıkması gerektiğini söylüyorum. Bu şehre herkesin vefa borcu var. Üzerimizde tarihî bir misyon var. Bu şehri tekrar eski güzel günlerine kavuşturmamız lazım. MAGİNDER olarak biz elimizden geleni en iyi şekilde yapacağız. Yapmak için de çalışıyoruz. Malatya’nın yetiştirmiş olduğu çok iyi iş adamlarımız var. Bu şehrin bu insanlara ihtiyacı var. Allah razı olsun, 6 Şubat sonrası geldiler ve her açıdan şehre katkı sağladılar. Hayırlar yaptılar, her türlü imkânları sundular. Onlara bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu şehrin ticaretinin, ekonomisinin ayağa kalkması lazım. İş adamlarımızı Malatya’ya davet ediyoruz. Şimdi bu şehre yatırım yapma zamanı. Ben, buradan da iş adamlarımıza şu çağrıyı yapıyorum: Malatya’ya yatırım yapın. Malatya’ya sahip çıkın. Bu şehri ayağa kaldıralım.
Acıbadem gibi, Green Park Otelleri gibi markaların Malatya’ya gelmesinin şehrin yeniden ayağa kalkış sürecinde bir moral kaynağı olacağına ve şehri terk eden insanlarımızın tekrar döneceklerine inanıyor musunuz?
Elbette inanıyorum. Şu anda Vahap Küçük gibi önemli bir iş insanımızın bugün MAGİNDER çatısı altında onursal başkan olarak yer alması, çok önemli bir moral kaynağı. Yarınlarda Mehmet Ali Aydınlar, Erman Ilıcak gibi iş insanlarımızın da Malatya’ya zaman zaman gelmeleri şehre moral olur. Bugün Antep’in Antep olması, Antepli iş insanlarının her zaman şehirlerinin yanında olmasındandır. Ben, Malatyalı abilerimizin de Malatya’ya sahip çıkacaklarına ve Malatya’nın yanında olacaklarına inanıyorum.
Daha önceki toplantılarınızda özellikle sağlık alanında Acıbadem grubunun bir hastane yapması gerektiğini ifade etmiştiniz. Sağlık alanı ile ilgili özel bir hassasiyetiniz mi var?
Elbette ki bu, bizim için önemli. Deprem sonrasında Malatya çok nitelikli bir güç verdi. Doktorlarımız, mühendislerimiz gitti. Sağlık sektöründe ciddi sorunlarımız var. Acıbadem’in yatırım yapması önemli. Mehmet Ali Aydınlar ve Acıbadem’in Malatya’ya bir sağlık merkezi yapması ile şehrin psikolojisi de önemli şekilde etkilenecektir.
6. bölge teşvikleri tartışılıyor. Bu tartışmanın ötesinde Malatya gibi depremden ağır etkilenen şehirler için özel bir teşvik sisteminin hayata geçmesi önemli değil mi? Bu konuda bir çalışmanız var mı?
Biz, bu konudaki görüşlerimizi Ticaret Bakanı’mıza bir dosya olarak sunduk. O dosyada şöyle bir maddemiz var idi: Depremden ağır şekilde etkilenen ve aralarında Malatya’nın da olduğu dört şehrimiz var. Bu şehirlerimize pozitif bir ayrımcılık yapılması gerektiğini söyledik. Özellikle ilk beş yılda önemli teşvikler verilmesi şart. 6. bölge teşviklerinden öte teşviklere ihtiyacımız var. Nasıl önceleri doğudaki öğretmene, memura ayrıcalıklı bir destek veriliyordu; bunu deprem bölgesinde de yapmak lazım. Memur için, esnaf için... Çünkü burada yaşamak gerçekten çok zor. Buradaki doktor da Sivas’taki doktor da aynı maaşı alıyorsa burayı kim, neden tercih etsin? İnsanlar tayin istiyor, burada kalmak istemiyor. Burada ciddi anlamda beyin göçü yaşanıyor. Örneğin organizedeki bir usta, burada aldığı maaşın aynısını Konya’da da alabilecekse burayı tercih etmiyor. Devletimizin burada her anlamda pozitif bir ayrım yapması gerekiyor. Çok ciddi desteklere ihtiyacımız var. Esnafımıza da özel krediler verilebilmeli.
MAGİNDER olarak süreçte üzerinize düşeni yerine getirdiğinize inanıyor musunuz? Sizce Malatya, depremlerde yaşadığı felaketin boyutunu ilgili makamlara ve Türkiye’ye tam olarak anlatabildi mi?
Anlatamadığını gördük. Gaziantep Belediye Başkanı’nın gözyaşları her şehrin önüne geçti. Onun gözyaşları, Antep’in daha fazla destek ve hizmet almasını sağladı. Ama biz, burada kendimizi ifade edemedik. O dönemki yöneticilerimiz, “Şehirde hiçbir sorunumuz yok. Şehir güllük gülistanlık. Fabrikalarımız çalışıyor, ticaret devam ediyor.” şeklinde açıklamalar yaptıkları için biz şehrimizdeki yıkımı ülke basınına bir türlü anlatamadık. Tabii çok geç kalmış değiliz. Son dönemlerde devletimizin Malatya’ya yaptığı yatırımlarla iyi bir noktaya geldik. Diğer illerle aramızdaki farkı kapatıyoruz gibi.
MAGİNDER olarak yatırımlarla ilgili bazı konuları ilk günlerde gündeme getirmiştiniz. Son durum nedir ?
Çimento fabrikası ile ilgili olarak sayın Belediye Başkanımız Sami Bey’in vaadi bizleri sevindirmişti. Ancak seçimden sonra sayın başkanımız belediyenin bütçesi ile ilgili olarak sıkıntıları olduğunu ifade etti ve bazı projeleri hemen hayata geçiremeyeceklerini belirtti. Çimento fabrikası ile ilgili projeyi rafa kaldırmaması, bununla ilgili adımlar alması için MAGİNDER olarak her türlü desteği vereceğimizi kendisine ilettik. Kendisinden dönüş bekliyoruz. %25’i Belediye, %25’i iş insanları ve %50’si Malatya halkının sahip olacağı bir oluşumla Malatya Çimento Fabrikası’nın kurulmasını hedefliyoruz.
Biz depremden sonraki iki yılda neleri yanlış, neleri doğru yaptık? Yanlışlarımızı düzeltmek için neler yapmamız gerekiyor?
6 Şubat, şehir için bir milat. Bir 6 Şubat öncesindeki Salih Karademir vardı bir de 6 Şubat sonrası Salih Karademir var. Bu, herkes için geçerli. Burada her birimizi tarihî bir görev bekliyor. Bu şehre 6 Şubat sonrasında bir fidan da diken benim için çok değerli. İlla bir bina yapması, bir bağış yapması veya okul yapması şart değil. Karınca kararınca herkesin şehre sahip çıkması gerekiyor. Bu şehirde yaşamayıp bu şehirle ilgili karar vermeye çalışanları Malatya halkının doğru şekilde değerlendirmesi lazım. Bu kim olursa olsun; siyasetçi olsun, iş insanı olsun, fark etmez. Bu şehirde 6 Şubat’tan sonra çok şey değişti. 6 Şubat’tan sonra yeni bir Malatya inşa ediliyor. Her şey değişiyor. Şehrin siyaseti de değişecek, STK’leri de değişecek, iş dünyası da değişecek. Bu şehirde kalan, bu şehre katkı sağlayanlar bu şehri yönetmeli.