Deprem gibi büyük afetler; devletin, seçilmiş hükümetin ve yerel yönetimlerin kurumsal yapısını test etme açısından en doğru göstergelerdir. Burada zaaflar varsa sistem iyi yönetilmiyor demektir.
“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” düsturu gereği insan olmadan devlet olmaz. Bu açıdan devlet, insanlarını özellikle deprem gibi büyük afetlerde koruyacak her türlü tedbiri almakla mükelleftir. Zaten başka bir güç bu kadar büyük organizasyonu yapamaz.
Büyük afetlerde bilinmesi gereken şey, kriz yönetimidir. Çünkü kriz ortamı,  içerisinde büyük riskler barındırır. Büyük riskler zamanında ve doğru yönetilmezse telafisi imkânsız hasarlar doğurur, insanımız perişan olur, göçler başlar, büyük acılar yaşanır... 
Kriz zamanları, yönetimin gücüne en çok ihtiyaç duyulan zamanlardır. Burada liderlik ortaya konulmazsa, ehliyet ve liyakate dayalı bir irade olmazsa büyük sıkıntılar ortaya çıkar.

Yerel yönetimin doğruları ve yanlışları
Yerel yönetimler; milletle iç içe olan, dolayısı ile sahayı en iyi bilen yapıdır.  Bundan dolayı, merkezi yapı ile insanımız arasında en iyi irtibatı,  dengeyi yerel yönetimler kurar. Bu üstünlüğünü kullanarak çok büyük işler yapabilir. Merkezi yönetim sahayı bilmez, talepleri anlamaz, öncelikleri bilmez... Bunu merkezi yapıya anlatacak, yerel yönetimlerdir. Bunu yapmazsa insanımıza en büyük yanlışı yapıyor demektir.

Merkezi yönetimin 
doğru ve yanlışları
Yukarıda ifade ettiğim gibi merkezi yönetim, kriz anlarında ülke ölçeğinde bunu planlayacak tek yapıdır. Kademeli olarak yerel yönetimler ve sivil toplum da işin içine katılır.  İnteraktif bir etkileşimle ve mutlaka Malatyalı işin içine katılarak yönetim yapılmalıdır.

Malatya’da yıkım süreci 
nasıl yönetildi?                   
Nelere dikkat edilmeliydi?
Kriz yönetimlerinde tesadüfe yer yoktur. Her şey adım adım ve planlandığı şekilde olmalıdır. Eğer plan yoksa işin yürümesi imkânsızdır.
Krizin yönetiminde Malatya’nın 
sivil toplum kuruluşlarının izlediği yol.
Sivil toplum işin içine katılmıyorsa ısrarla bunu talep etmelidir. Çözüm tekliflerini getirmelidir.

Malatya’nın yeniden inşasında 
nelere dikkat edilmesi gerekiyor?
Devlet, seçimle iş başına gelen hükümet, yerel yönetimler ve sivil dinamikler bir organizasyon içinde, uyum içinde beraber hareket etmelidir. Bu yoksa ısrarla talep edilmelidir.
Yerel yönetim, merkezi yönetim ile her türlü irtibatı sağlayacak bir yapı kurmalıdır. Bu, bir danışma kurulu olabilir. İçinde her türlü uzmanın ve sivil yapının  olduğu (mimar, şehir plancısı, inşaat mühendisi, jeofizikçi, sivil toplum, STK’ler, muhtarlar vb..) Bu yapı Malatya’nın geleceği ile ilgili her konuda görüş beyan etmelidir. Bu veri tabanı, çok sağlıklı ve doğru bir istikamet ortaya koyabilir.
Malatya insanının her türlü talebini anında sisteme iletmesini sağlayacak bir alt yapı kurulmalıdır. Bu, göstermelik olmamalıdır. Oldukça kalabalık bir ekiple Malatya insanı dinlenmeli ve sıkıntıları giderilmelidir. İnsan, amaç olmalıdır. Devletin bekası, insanın bekası ile sağlanır.
Barınma ihtiyacı, en temel ihtiyaçtır ve doğal afetlerin yönetimi hükümete aittir. Milletin barınma ihtiyacı, devlet tarafından karşılıksız olarak sağlanmalı ve hak sahiplerine verilmelidir. Bu işle ilgili bir finans modeli üzerinde kafa yorulmalıdır.
Hemşerilerimize, onlar toparlanana kadar yerel yönetim, her türlü desteği özellikle gıda konusunda vermelidir. 
Büyük yıkıma uğrayan Malatya, en az 50 senelik bir perspektifle yeniden planlanmalıdır. Yukarda belirttiğim uzman bir ekip, şehirleşme ile ilgili tüm gelişmiş teknikleri kullanarak bu plana dâhil etmelidir. Akıllı şehirler, yapay zekâ vb.
Ehliyetli bir teknik ekiple bir daha böyle acılar yaşanmaması için tüm plan aşamaları tekrar gözden geçirilmeli, imar yönetmeliği tekrar düzenlenmeli, yapı ruhsatı tüm süreçleri ve diğer konular tekrar gözden geçirilmelidir.

 

Ahmet Münir ERKAL
Malatya Eski Belediye Başkanı

22.Dönem Malatya Milletvekili