Bir yılı daha sessiz sedasız uğurladık. Takvimler değişti, rakamlar yenilendi, herkes yeni yıla dair dilekler fısıldadı. Ama Malatya için değişmeyen bir gerçek var: Umut ettiklerimizin büyük bir kısmı yine yeni yıla kaldı.

Depremin otuz dört ay geçti. İlk günlerin telaşı, korkusu, duaları ve verilen sözler çoktan geride kaldı. O günlerde “en kısa sürede” denilen ne varsa, bugün hâlâ “biraz daha sabır” cümlesinin arkasına sığınıyor. Şehir merkezini çevreleyen paravanlar artık bir inşaat alanını değil; Malatya’nın yarım kalmışlığını, bekleyişini ve yorgunluğunu simgeliyor. Her gün önlerinden geçtiğimiz ve paravanların arkasında yer alan şehri herkes özlemle bekliyor.

Herkesin hayali, yaralarını sarmış bir Malatya ile yeni yıla girmekti. Işıkları yanan sokaklar, sesi duyulan çarşılar, nefes alan bir şehir… Ama bugün hâlâ “ne zaman bitecek?” sorusunun net bir cevabı yok. Yeni şehir merkezi başta olmak üzere, Malatya’nın yıllardır sırtında taşıdığı sorunlar bir kez daha takvimlerin arkasına itildi.

Bu belirsizlik yalnızca betonun, demirin meselesi değil. Bu belirsizlik insanların içine çöken ağır bir yük. Esnaf kepenk açarken umutla değil, mecburiyetle açıyor. Gençler plan yapmıyor, aileler geleceği konuşmaktan kaçınıyor. Çünkü bu şehirde artık kimse vaatlere değil, dokunabildiği gerçeğe inanmak istiyor.

Futbol da bu ruh hâlinden kaçamadı. Malatya için futbol sadece bir oyun değildi; aynı tribünde yan yana oturmak, aynı gole sevinmek, aynı yenilgiye üzülmekti. Birlik duygusuydu. Ama bu sezon o duyguların yerini büyük bir hayal kırıklığı aldı. Malatya futbolu, belki de tarihinin en karanlık dönemlerinden birini yaşadı. Yeni Malatyaspor’la başlayan çöküş, şehrin diğer profesyonel takımı Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü’nün de zor bir süreçten geçmesiyle daha da derinleşti. Alt sıralarda geçen bir sezon, şehrin zaten kırılgan olan moralini biraz daha örseledi.

Yeni Malatyaspor cephesinde yaşananlar ise sadece sportif bir başarısızlık değildi. Bu, bir şehrin hayalinin göz göre göre dağılmasıydı. Biriken borçlar, UEFA’dan gelen puan silme cezaları, ardından patlak veren bahis skandalı… Ve sonunda iki maça çıkılamayan bir takım, sessiz sedasız gelen bir küme düşme. Malatya bu kez başarılarıyla değil; sahipsizliğiyle, kötü yönetimin bıraktığı enkazla anıldı. Bu da en az sportif kayıplar kadar can yaktı.

Bütün bu karanlığın içinde, Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü’nün Bölgesel Amatör Lig’de kazandığı şampiyonluk küçük ama anlamlı bir teselli oldu. Karanlıkta yanan bir mum gibiydi. Doğru ellerde, doğru niyetlerle bu şehirde hâlâ bir şeylerin yeşerebileceğini hatırlattı.

Bölgesel Amatör Lig’de mücadele eden Malatyaspor ve Battalgazi Belediyespor ise bütçe olarak kendilerinden daha güçlü Şanlıurfa temsilcileri arasında üst sıralarda tutunma mücadelesi veriyor. Son yıllarda bu ligde yaşananlar, profesyonel ligleri aratmıyor. Büyük bütçelerle profesyonel lige çıkma hedefi koyan takımlar için bu sezonki lig formatında mutlu sona ulaşmak daha da zorlaştı.

Malatyaspor mevcut kadrosuyla zirve takibini sürdürürken, geçtiğimiz sezon yaşanan maddi sorunların bu sezon da tekrar etmesi hâlinde benzer bir hayal kırıklığı yaşanması kaçınılmaz görünüyor. Kurumsal yapı açısından Malatyaspor’a göre daha iyi konumda olan Battalgazi Belediyespor ise kadro kalitesine rağmen aldığı istikrarsız sonuçlarla hedefinin gerisinde kaldı.

***

Yeni bir yıl başladı. Ama herkesin içinde aynı soru var: Bu yıl gerçekten yeni mi olacak, yoksa sadece takvim mi değişti? Malatya için yeni yıl artık süslü cümleler değil; somut adımlar demek. İnsanlar net tarihler, gerçek ilerlemeler görmek istiyor. En çok da “olacak” değil, “oldu” demek istiyor.

Çünkü Malatya çok yoruldu. Beklemekten, ertelemekten, sabretmekten… Ama belki de en çok hatırlamaktan yoruldu.

Deprem öncesi Malatya’yı bilenler için yeni Malatya’ya bakmak, bir şehirle değil; anılarla yüzleşmek olacak. Teze Camii’nin önünde verilen sözler, Can Sineması’nın önünde beklenen akşamlar, Soykan Parkı’nda edilen sohbetler, Hüseyinbey Köprüsü’nden geçerken hissedilen o tanıdık duygu… Belki de hepsi yeni Malatya’da yalnızca hafızalarda yaşayacak.

Bu şehirde büyüyen, bu sokaklarda iz bırakanlar için yeni yılda anılarındaki Malatya’dan geriye çok az şey kalacak. Ama yine de umut etmekten vazgeçmeyecekler. Çünkü Malatya’yı Malatya yapan sadece binalar değil; hatırlayan insanlar.

Ve belki de yeni yıl, bu hatıraların üzerine yeni bir hayat kurmanın ilk adımı olur.