Malatya’da tarım denince akla gelen tek şey kayısı yetiştiriciliğidir. Ekonomiden söz açıldığında sohbet ikinci cümleden sonra kayısı ticaretine dayanır. Sosyal hayatta bütün meclis muhabbetlerinin ana konusu yine kayısıdır. Bir cümle Malatyalı kayısı ile yatar, kayısı ile kalkar. Peki, bu kadar hayatımızın her aşamasına sirayet etmiş kayısının Malatya olarak neresindeyiz?

 

Ana vatanı Orta Asya, Batı Çin ve İran, Kafkasya olan kayısı başta Akdeniz ülkeleri olmak üzere Özbekistan, İran ve Cezayir gibi birçok ülkede ekonomik olarak yetiştiriciliği yapılan önemli bir meyve türüdür. Yetiştiği bölgenin iklim şartlarına uyum sağlamış 300’ün üzerinde kayısı çeşidi bulunmaktadır.

 

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre dünyada kayısı üretim alanına ait veriler incelendiğinde dikim alanı 2010 yılından sonra artış göstererek 2022 yılında yaklaşık 558 bin hektar alanda 3,6 milyon ton kayısı üretimi gerçekleşmiştir. Bu artışın İran, Özbekistan ve Cezayir’in dikim alanlarındaki artıştan kaynaklandığı ifade edilmektedir. Her ne kadar FAO verilerinde henüz yer almasa da Türkmenistan ve Tacikistan’da da kayısı alanlarında azımsanmayacak artışlar olmuştur.

 

2022 yılında en yüksek verime sahip olan İtalya 13.185 kg/ha ile birinci sırada yer almaktadır. İtalya’yı 12.881 kg/ha ile Pakistan, 11.990 kg/ha ile Yunanistan takip etmektedir. Bu ülkeler içinde üretimde yüksek paya sahip olmasına rağmen Türkiye’nin 5.661 kg/ha, İran’ın ise 5.648 kg/ha verim ile dünya ortalama veriminin altında kaldığı görülmektedir.

 

Taze kayısı ihracatında en yüksek paya sahip olan İspanya 76 bin ton ile ilk sırada yer alırken Türkiye 71 bin ton ile ikinci sırada, Fransa ise 28 bin ton ile üçüncü sırada yer almaktadır.

 

FAO verilerine göre dünya kayısı üretim alanının %25,4’ü Türkiye’de bulunmakta olup Türkiye’yi %9,7 ile İran, %7 ile Özbekistan ve %5,3 ile Cezayir takip etmektedir. Dünya toplam kayısı üretiminde 2022 yılında Türkiye 803 bin ton üretim ile ilk sırada yer almakta olup Özbekistan 451 bin ton ile ikinci sırada, İran 306 bin ton ile üçüncü sırada yer almaktadır

 

Üretimi yapılan kayısıların tamamı sofralık olarak tüketilmemektedir. Özellikle ülkemiz başta olmak üzere, İran, Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan gibi ülkeler de kayısıyı kurutmalık olarak değerlendirmektedir.

 

Dünyada üretilen taze kayısının %10-15'i kurutularak değerlendirilmektedir. Türkiye'de ise yaklaşık %80’i kurutmalık olarak değerlendirilmektedir. Dünyada her yıl değişmekle birlikte yaklaşık 125 ile 160 bin ton kuru kayısı ihracatı yapılmaktadır. Yine yıllara göre değişmekle birlikte dünya kuru kayısı ihracatının %45-75’i Türkiye tarafından gerçekleştirilmektedir

 

Birleşmiş Milletler uluslararası ticaret istatistiklerine göre kuru kayısı ihracatı yıllar itibarıyla değişiklik gösterse de genel olarak artış eğilimindedir. 2010 yılında 143 bin ton olan kuru kayısı ihracatı, 2021 yılında %12,5 artış göstererek 161 bin ton ihracat ile son yılların en yüksek seviyesine ulaşmıştır. 2023 yılında 153 bin ton olarak gerçekleşmiştir. Dünya kuru kayısı ihracatında söz sahibi olan Türkiye, 2023 yılında yaklaşık 70 bin tonluk ihracatla toplam dünya kuru kayısı ihracatının %45,5’ini gerçekleştirmiştir. Türkiye’yi toplam ihracattaki %19,5’lik pay ile Afganistan, %14,0’lık pay ile Tacikistan ve %7,6’lık pay ile Özbekistan izlemektedir

 

Kişi başına kuru kayısı tüketiminde dünya ortalaması 0,025 kg/yıl iken en yüksek kişi başına tüketim 0,309 kg/yıl ile İran’a aittir.

 

Türkiye, dünya üzerinde kültürü yapılan 138 meyve türünden, subtropik meyve türleri de dâhil olmak üzere 80’den fazla tür ülkemizde yetiştirilebilmektedir. Türkiye’de 2023 yılı üretim döneminde zerdali dahil 1,46 milyon dekar alanda kayısı üretimi gerçekleşmiştir. Bu alanlarda son on yılda kayısı ağaç sayısındaki değişim incelendiğinde 2013 yılında toplam 18,1 milyon olan ağaç sayısının %37,9’luk artış ile 2023 yılında toplam 25 milyona ulaştığı görülmektedir

 

Türkiye’de 2023 yılında zerdali hariç 1,45 milyon dekar kayısı alanının %61,5’i Malatya’da yer alırken %7,5’i Kahramanmaraş’ta, %7,4’ü Elazığ’da, %7’si Mersin’de, %2,8’i ise Iğdır’da yer almaktadır. Son on yılda kayısı üretim alanını iki katına çıkaran Iğdır, aynı zamanda Türkiye ortalama veriminin üç katına sahip olup Mersin ile birlikte Türkiye’nin sofralık kayısı üretimine katkı sağlamaktadır

 

Malatya, Türkiye kayısı üretim alanının %62, yaş kayısı üretiminin %38, Türkiye kuru kayısı üretiminin %90, dünya kuru kayısı üretiminin ise yıllara göre değişmekle beraber son yıllarda yaklaşık % 55'ini karşılamaktadır. Kayısıda kendine yeterlilik derecesi ise %390,6’dır.

          

 

Kayısı Piyasasında Bizi Neler Bekliyor?

 

Kayısı yetiştiriciliği ve üretimi konusunda ülkemizin dünyadaki yerini ve ilimizin yerini yukarıda rakamlarla ortaya koymaya çalıştık. Her geçen üretim ve pazarlama döneminde pazar payının düştüğü, bu konuda pazarımıza rakip olacak birçok ülkelerin sektöre dâhil olduğu görülmektedir. Bu durum, özellikle Malatya’nın dünya kuru kayısı pazarındaki yerinin ve tekelinin kırma yolunda olduğu endişesini taşımamıza neden olmaktadır.

 

Sorun sadece rakip ülkelerin bu pazarda söz sahibi olmalarından öte son yıllarda özellikle AB ülkelerinin birçok kriter koyması, önümüzdeki yıllarda kuru kayısı pazarımızı daraltacağını göstermektedir. 2024-2025 üretim döneminde kuru incirde kalıntı ve mantar (okratoksin) nedeniyle gümrükte kabul edilmeyerek iade edildi. Önümüzdeki üretim sezonunda uygulanmak üzere üzüm, kayısı, incir ve Antep fıstığında yeni yayınlanan kalıntı limitini (MRL), mevcut kabulün %10 seviyelerine düşürüleceği açıklandı. Bu durum ise zirai ilaç kalıntısının ihracatta en büyük engel olacağını göstermektedir.

 

Bu konuya bugünden dikkat çekmek, özellikle üreticilerimizin zirai mücadelede kullandığı etkili maddenin son hasat dönemine göre süresini, ruhsatlı olmayan ilaçların kullanılmaması, aynı etkili maddenin üst üste kullanılmaması, uygulama dönemi ve dozunun iyi ayarlaması gerekmektedir. Zirai ilaç bayilerinin ruhsatlı olmayan ilaçları çiftçiye vermemeleri, uygulama zamanı ve dozunun doğru tarif edilmesi, reçetesiz satış yapılmaması, kontrol ve denetleme yetkisine sahip kurumların yaşanacak problemleri dikkate alarak kontrol ve denetimlerde azami hassasiyetlerini göstermeleri gerekmektedir. Aksi hâlde bu uygulama ile önümüzdeki süreçte ürettiğimiz kayısı satacak pazar bulamayacak seviyeye gelmemek içten bile değil.