YERİNDE DÖNÜŞTÜREBİLENLERDEN MİSİNİZ?

Kadircan ESEN

26-07-2025 13:01

Yerinde dönüşüm hamlesi Çevre Şehircilik ve İklim Bakanlığının deprem sonrası 11 il için Temmuz 2023’te aldığı bir aksiyon şekliydi ve süresi, geçtiğimiz haziran ayının sonunda tamamlandı.

Memlekette depremi yaşayan bir hak sahibi iseniz, yerinde dönüşümün kriterlerini sağlıyorsanız şanslısınız. Önce komşularınızla anlaşmanız, sonra doğru müteahhit firmayı bulmanız, daha sonrasında ekonomik koşulları sağlamanız gerekir.

Bazen şu soruyu sormak geliyor içimden: Ana fikri doğru olan bir uygulama yaparken neden özne durumunda yer alan müteahhitler ve vatandaşlar açısından yola çıkılarak bu tip uygulamalar yapılmaz ve amaca varılamaz?

Malatya’da iki yıl süren yerinde dönüşüm kampanyasında merkez ilçe belediyelerin son anda kampanyaya kampanya ile desteği olmasaydı il bazında bağımsız bölüm sayısında 7 binlerde kalacak ve komşumuz Adıyaman’da yerinde dönüşümden faydalanan bağımsız bölüm sayısının yarısını bile yakalayamayacaktık. Ruhsat birimlerine hâlâ gelmeyen projeleri de hesaplarsak Malatya’da olması gereken adet 30 binlerde iken 3’te 1 oranında beklentilerin gerisinde kaldı diyebiliriz.

Peki, Malatya’da iş yapan eski ve köklü müteahhitlerin birçoğu daha önce kendi yaptıkları ve hasar alan eski yerleri dışında neden yerinde dönüşüm kampanyasına ilgi göstermedi?

Bunların en başında deprem sonrası yaşadıkları sosyal ve mesleki travma geliyor, diyebiliriz. Hatta şunu ilave edeyim; birçok inşaatçı, yapı denetimci, müteahhit, mimar, mühendis deprem sonrası Malatya’da iş yapmamak üzerine hayatlarını şekillendirdi. Deprem ivmelerine göre yapı performansını en iyi sağlayan illerden biri olan Malatya’da o binaları yapanlar, hesap yapanlar ve kontrol edenlerin kendilerini ifade etmesine müsaade edilmedi. 2010 yılından sonra yapılan 6.390 binadan hiçbirinin ilk depremde göçmemesi bunun ispatı değil mi? Hayatında inşaat demiri görmeyen kişiler eksik etriyeden, çimento görmemiş kişiler betondan bahsetti.

Bir başka sebep, il dışından gelen ve geçmişinde müteahhitlik işi yapmamış ya da az iş yapmış firmaların düşük fiyatla piyasaya teklif verip kafa karıştırması meselesi. İstanbul’da %1 KDV ile yerinde dönüşümlerin metrekare birim fiyatı 26.000 TL - 30.000 TL olduğu bir ortamda Malatya’da %20 KDV dahilinde 13.000 TL teklifler verildi. Her gün etrafımızda “Peşinatı ödediğimiz müteahhit henüz temeli atmadı, belediye ruhsat vermemiş.” diye hayıflanan kişilerin sayısı gittikçe artıyor. Tabii bu firmaların birçoğu önce belediyeleri işleyiş yavaşlığından suçluyor, sonra çözümsüzlük sunuyor.

Bir başka sebep ise komşuların geçimsizliğini gören firmaların ürkerek geride kalması. Biri bir firmayı, diğeri diğer firmayı isterken azalan uzlaşma oranı müteahhit firmaların finans yükünü arttırdı ve baştaki işleyişi hantallaştırdı. Çoğu firmadan “X binasının işini metrekaresi 50.000 TL’den olsa yine yapmam.” benzeri serzenişi çok duymuşumdur. Uzlaşma oranı da yerinde dönüşümün kaderini belirlemiştir.

Tabii bunların yanında ilgili STK’lerin ve meslek odalarının birçok sefer gündeme getirdiği kredi ve hibe tutarının maliyetlerin gerisinde kalması, KDV’nin %20 olması durumu, bürokrasinin çokluğu ve hantallığı gibi konularda eklenince de başta çok cazip gibi görünen yerinde dönüşüm kampanyası beklenenin gerisinde kalmıştır.

Çok net bir ifade kullanayım: Bakanlık, başta kurduğu yerinde dönüşüm sisteminde vatandaşın ve müteahhitin garantörü olsaydı, maliyetlere göre destek tutarı güncellenseydi, yerel ve köklü müteahhitler için ve vatandaşlar için bu iş daha tercih edilebilir seviyede olurdu. Malatya örneğinde minimum 30 bin adet bağımsız bölüme ulaşır, eski sosyal ve demografik dokuyu koruyabilirdik. Tabii ki tüm deprem illerinde bu durum geçerli olurdu.

Sektör olarak hasar tespit metotlarındaki uygulamadaki serzenişimiz karşılık buldu ve bu depremlerin tecrübesi ile 22 Haziran 2025 tarihli 32934 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelikle bu durum sona erdi. Benzer tabloda TOKİ’lerin tamamlanmasından sonra sosyal işleyişe cevap veremeyeceğini, yeni kurulan ve ithal inşaat firmalarının yerinde dönüşümde beklentileri %100 karşılayamayacağı gibi maalesef acı tecrübeler ile kentsel dönüşüm ve yerinde dönüşümün birleştirilerek daha nitelikli bir uygulamaya geçileceğini düşünüyorum.

Topraklarının birçoğu deprem bölgesinde yer alan bir ülkenin yapım işini üstlenen müteahhitlerin bir meslek odasının dahi olmaması, standartlarının el değişebilir vaziyette devredilmesi gibi hususların da düzenlenmesi gerekir.

Bu ülkede 2000 yılı öncesi yapı stoğu ile mücadele en az savunma sanayi kadar önemlidir. Bu konudaki tüm unsurları revize etmeli ve güncellemeliyiz. Yönetmelik, uygulama, işleyiş, yerel yönetimler, meslek standartları tek elden daha katı ve nitelikli hâle bürünmelidir.

DİĞER YAZILARI GELECEĞİ PLANLAMAK ADINA STK VE ODALARIN ÖNEMİ 01-01-1970 03:00 TİCARET VE ALIŞVERİŞ ÜSSÜ MALATYA NEDEN OLMASIN? 01-01-1970 03:00 TİCARET VE ALIŞVERİŞ ÜSSÜ MALATYA NEDEN OLMASIN? 01-01-1970 03:00 SANAYİYİ BİLMEK ŞEHİR İÇİN ÖNEMLİ 01-01-1970 03:00 ŞEHRİMİZİN ACI GERÇEKLERİ 01-01-1970 03:00 6 ŞUBAT VE ARDINDAN… 01-01-1970 03:00 RUHSUZ VE KİMLİKSİZ YAPILAR 01-01-1970 03:00 Alt Yapı ve Ulaşım 01-01-1970 03:00 Oturduğumuz Bina Sağlam mı? 01-01-1970 03:00 Yerinde Dönüşüm CAN YAKMASIN 01-01-1970 03:00