Dünya Kaysı Başkenti Malatya bir tarafta,Türkiye'nin gastronomi başkenti olarak kendini ifade eden Gaziantep bir tarafta...

Önce genel bir giriş..

Belirgin bir niteliği ünü veya diğer özellikleri bakımından ait olduğu yöre, alan, bölge yada ülke ile özdeşleşmiş ürünü gösteren işarete coğrafi işaret deniyor.

Sadece o bölgeye has özellikler taşıyor. Her yerde yetişiyor ancak belirgin o özellikler sadece o bölgede mümkün olabiliyor.

Bu coğrafi işaret belgesi idi.

Bir de Uluslararası bir tescil anlamına gelen Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Belgesi ve tescili var ki çok değerli.

Avrupa Birliği Türkiye'den sadece 21 ürün yada mamül AB tescili almaya hak kazanmış.

Bunların 16'sı Kayısı gibi tarımsal ve özgün ürün. Kalan 5’i de mamül.

Malatya kayısısı 2014 yılında Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Belgesi almak için resmi müracaatını yapıyor. 2017 yılında Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Belgeli ürün olarak tescil ediliyor.

AB tescili olan ilk ürünlerden biri.

Ancak Avrupa Birliği'nin tescili normalde bu sertifikayı alan her ürünün ihracat  fiyatı yükselişine neden olurken sadece kayısı da fiyatta düşüş oluyor.

Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜciTA) Başkanı Yavuz Tekelioğlu, açıklamasında AB tescilli coğrafi işaret alınan ürünlerin ihracat başı kilogram değerinin yükseldiğini vurguyor ve diyor ki “AB statüsünde tescil alıp ihracat değeri yükselen bir sürü ürün var. AB tescili öncesi Malatya kayısının ihracatı başı kilogram değeri 2016’da 3,6 dolar iken, tescil sonrası 0,8 dolarlık bir değer kaybı yaşayarak kilogram değeri 2,8 dolara düştü "

Enteresan değil, çünkü tescil alınmış ama gereği yapılmamış.

Deprem öncesi 2022 falan, bir amblem ve belge olarak Malatya Ticaret ve Sanayi Odası kayısı satıcı mağazalara müşterinin görebileceği yere konmak üzere bir tasarım dağıttı. Yapıştırılabilir bir malzemeydi.

Mesele bu boyutta bakış açımızdaydı.

Biz bize gelene bu belge bizde var diyorduk.

Radarımıza takilabilecek başka memleket kayısısı bir Malatya kayısısı diye satılabılme ihtimali sadece dedikodudan ibaret kalıyordu.

Uluslararası bir radarımızda yoktu.

Şimdi bir Hollanda örneği ile mesele netleşsin...

Hollanda da çok sayıda pastane ,cafe ,restaurant , büfe tarzı mekana poğaça,simit, kruvasan bizim açma dediğimiz ürün baklava ve tatlı çeşitleri de satan bir iş insanı vatandaşımız var.

Adı  Ümit Akbulut.

Aynı zamanda MÜSİAD Hollanda temsilcisi.

Hollanda da  Ümit Akbulut 'un servis yaptığı yaklaşık 600 noktaya Gaziantep baklavası da üretilerek dağıtılıyor.

Bir gün .Hollanda ticaret bakanlığından birileri geliyor üretim ofisine . Gaziantep baklavası ile ilgili üretim izni ve patent  belgelerini istiyorlar .

 E yok tabii.

Bakanlık işlem yaparken zaten MÜSİAD temsilcisi iş insanı da bizim büyükelçiliğe  bir koşu gidiyor.  Ne olduğunu anlamaya çalışıyor.

Kendisine ifade edilen şu...

Gaziantep vali, büyükşehir belediye başkanı Ticaret Odası ,Sanayi Odası her yurt dışı çıkışlarında büyükelçilik düzeyinde ziyaretler yapıyorlar. Özelde ticari ateşe ile de görüşülüyor . Antep AB cografi işaret belgeli ürün olarak imal ve satım noktası var mı? soruluyor.

Hollanda ziyaretinde de bunu Fatma Şahin yapmış. Vermişler bilgiyi .

Sonuç... Asıl önemlisi bu.

Ümit Akbulut Gaziantep organize sanayi bölgesinde yer alıp üretime başlamadan ilgili kullanıma müsade edilmemiş.

Olay bu. Hikaye de buraya kadar.

Gaziantep’den kayıtlı olarak günlük gelen gidenin elden aldığı da dahil 16 ton baklava çıkışı var

16 bin kilo demek bu. Ortalama kaç tan satıldığını biliyorsunuz . Haftalık, aylık  ve yıllık olarak bir hesap yapın katrilyonlar çıkıyor .

Ama ürününe sahip çıkarsan işte.

Avrupa, ABD ve Rusya ki bizim en çok ihracat yaptığımız bölgeler. Pandemi döneminde de  günlük alışkanlık gibi kayısı dan asla ödün vermediler.

Ürünümüzün gerekliliğini neden niçinini çok iyi biliyorlar.

Ama ne ölçüde kim nerede nasıl yeni pazarlara bu Dünya ürününü tanıtabilir ? Kim ne kadar işbirliği kurabilir?

Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi kısaca (URGE) isminde bir proje var.

Burada % 75 'i devlet destekli gerisi iş adamının katkısı Uluslararası bir işbirliği ve rekabet koşullarının bu denli ölümcül olduğu dünya da size mesafeler kazandırabilecek bir yol var.

Malatya bunu uygulamış mıdır mesela ?

Baktım sadece tekstil konusunda Rusya ile iletişime geçilen bir girişim o dönemin konuyu iyi bilen iş insanlarının şahsi gayretleriyle yapılmış.

Dünyaya kendi kendini ispatlayan bir ürüne bu eziyet reva mı Allah aşkına?

Hiç mi katkımız olmayacak ?

Hangi fuarda uluslararası hangi tanıtım platformunda  yer buldukta boy gosterdi Kayısı ?

Bu yıl kayısı zor gunler geçirdi, ürün yoktu,fiyat arttı ama 3-5 dolarlık artışları Malatya kayısısı için sineye çekmeye hazır yurtdışında milyonlar vardı. Hala inatla varlar.

Ya bizde ki neyin inadı ?

Bize düşeni biz yapabilsek ...

Kayısı için başka dünya kapıları da açılacak...