6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli şimdiler de asrın felaketi olarak adlandırılan büyük felaket sonrasında Malatya'da konuşulan sorun ve sıkıntıların başkaca bir çerçevesi oluştu.

2023 6 Şubat'ı öncesi henüz çiçeği burnunda UNESCO Dünya Kalıcı Mirası Listesi’ne girmiş Aslantepe üzerinden Malatya gastronomisi, kültürü, sanatı bütün dünyaya nasıl tanıtılabilir; nasıl bir giriş olacak? 2028 yılı ile ilgili Malatya için alınmış bulunan Expo  bu işe , şehre ayrı bir değer nasıl katacak? Tüm bunları nasıl değerlendirmeliyiz? Kim, bir ekip ve bir takım ruhuyla bu işlerin neresinden tutmalı? Malatya Valiliği, Malatya Büyükşehir Belediyesi artık merkezi olmakla beraber Türkiye genelinde 40 vilayet belediyesinden daha büyük nüfusa sahip bir Battalgazi, bir Yeşilyurt Belediyesi bu işlerin neresinde olmalı? İlçe belediyelerin kaymakamlıkları; el sanatları, gastronomi ve benzeri konulara nasıl ve neresinden el atmalı? Şehrin ihtiyaçları kronik birtakım problemler, özellikle siyasetteki bu müthiş vasat durum hepimizin malumu ve tartışma konusuydu.

Artık kırık dökük, yıkık mahalle rezerve alanlar, yerinde dönüşümler hâlâ devam eden bina yıkımları, devam eden mahkemeler ve oradan tekrar ağıra dönerek yıkılma kararı verilen yeni binaların yıkımları, toz toprak ve önümüzden kamyonlarla gelip geçen hafriyatları görüyoruz.

Bir karar arifesindeyiz.

Aslında bu bizi arafta tutuyor.

Arada derede kalıyoruz.

Mesela önümüzdeki 2 yıl, 3 yıl, 5 yıl hiçbir şey yapmayarak sadece inşaatlarla, insanların yapılan konutları ile, iş yerleriyle bu işlerin tamamen bitip şehrin oturmuş altyapısı eskiye benzemeyen ama işleyen yeni Malatya şehrini mi beklemeliyiz? Yoksa aynı zamanda bu şehrin içerisinde çoluğuyla çocuğu ile yaşayan, sağlık, eğitim, beslenme, iyi hava şartlarında nefes alma gibi temel meseleler dışında insanlarımızın sosyal ve kültürel yaşamına renkler mi katmalıyız? Ve bu, hemen mi yapılmalı; yani hiç durmamalı mı ya da şimdiye kadar durmamalı mıydık?

Kesinlikle bu şehirde yaşamak zorunda kalan ve yaşamayı tercih eden her kim varsa hayatı azami düzeyde iyileştirilmeli. Gidenler demek istemiyorum ama gitmek durumunda kalan hemşehrilerimizin bir bölümü mesleki olarak Malatya'da kalmak zorunluluğu bulunmayan, başka şehirlere daha rahat geçiş yapılabilecek konuma sahiplerdi. Çocuklarının eğitimi başta olmak üzere özellikle hanımların tercihleri de öne çıktı.

Hiç kimse “Ben kaldım, sen gittin.” şeklinde bir ifadeye ya da düşünceye sahip olamaz. Gidenler, kalanlar, inşallah geleceklerini düşündüklerimiz… Hepsi ile beraber burası çok güzel.

İki sayı önceki yazımda bir Gaziantep takım ruhu meselesini bir konuya odaklanma, değişen şartlar ve değişen, seçilen ya da bürokratik ilgili, yetkili her kim olursa olsun bu amaç ve hedef üzerinde kaldığı yerden yürümeye devam etmesi gerçeğini anlatmaya çalışmıştım.

Hatırlarsanız Gaziantep amaçları kısa, orta ve uzun vadeli hedefler noktasında yaptıkları işleri anlatırken sonradan devreye giren ve şunun şurasında 2026 yılında devreye girecek hızlı tren meselesine de değinmiştim.

Proje ile Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep arasındaki seyahat süresi 6 saat 23 dakikadan 2 saat 15 dakikaya düşecek. Saatte 200 km hız kapasitesiyle bu hatta yılda 6,4 milyon yolcu ve yaklaşık 100 milyon ton yük taşınması hedefleniyor.

Önce çok kıymetli bir kardeşimden edindiğim, duyunca “İşte, gerçekten böyle!..” dediğim, son dönem Malatya siyaseti ve Malatya sivil toplum örgütleri deyince çok akla geri verecek önemli bir söz...

ÖRGÜTLENMİŞ VASAT, LİYAKATE EL ÇEKTİRİR.

Bir başka deyişle sıradan, vasat, liyakatsiz kişiler yönetimi ele geçirirler; örgütlenirler ve kendilerine benzeyenleri yönetimin farklı kademelerine taşırlarsa liyakate sahip seçkin insanlar; toplumdan, toplumu yönetmekten, siyasetten, günlük hayattan el çeker.

Bizde de böyle olmadı mı?

Falanca neden siyasette yok, niye siyasette girmiyor, neden tövbeli sorularını sormuyor muyuz ?

Şimdi sizlere bire bir şahit olduğum iki vakayı aktarmak ya da bilenler için hatırlatmak isterim:

22 Temmuz 2007 seçimlerinde, AK Parti seçimi Malatya'da 6-1 kazanmış.  Liste başında Mücahit Fındıklı, listenin sonunda ise 6. sıradan kazandığına emin olmak için adliyeye kadar gecenin ikisinde giden, şu sıralar kayıp Mehmet Şahin var. Gerçi liste başı Fındıklı'da kayıp ya...

Bir süre çalıştılar, habire bir icraatın içindeler, basına müteahhitlerden aldıkları iş bitirme tarihlerini ifade ediyorlar; bu konuda da Öznur Çalık, yarışı hiç bırakmıyor ama çoğu zaman da müteahhitlerin iş bitirme tarihleri tutmuyor dolayısıyla mahcup oldukları çok olayla karşılaşıyoruz.

Malatya Havaalanı’nda bir büyütme meselesi var, genişletme meselesi var; gözünüzün önüne sokulup duruyor. Nitekim bu büyütme bitti, dönemin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Binali Yıldırım, Malatya'ya geldi. Tören düzenlenmiş, bizimkilerin hemen önünde Binali Yıldırım aldı eline mikrofonu. “Malatya Havaalanı için benden 10 yıl bir şey beklemeyeceksiniz! Ben, sizin vekillerinize söyledim; yeni bir terminal binası yapalım dedim. Onlar zorlayınca büyüttük, haberiniz ola!.." dedi.

Bizimkilerde vasatlık devam ettiği için en ufak bir üzülme, sıkılma, bu sözü niye söyledi ki sayın Bakan, yüz şeklinde öyle bir değişiklik olmadı. Ama Sayın Binali Yıldırım'ın memleketi Erzincan ile komşu iller Elazığ ile Sivas'a yapılan yeni havaalanı terminal binaları ile beraber mevzu anlaşıldı. Vasat düşünce kazanmıştı.

İkinci vaka...

Devlet Demiryolu bölge müdürlerinin bulundukları illerin valileri başkanlığında belediye başkanları ve basın temsilcileri ile Ankara merkezli bir tele konferans gerçekleştiriliyor.

Yıl 2008 ya da 2009 olmalı.

Malatya Valimiz gerçekten çok özel bir isim: Halil İbrahim Daşöz.

Basından iki temsilci var, biri de bendim. Yine Binali Yıldırım başkalığında toplantı gerçekleşti. Bu toplantıda 2014 yılında Sivas hızlı tren kapsamına alınırken 5. Bölge Müdürlüğü'nün bulunduğu Malatya için 2018 tarihi verildi.

Sivas'a da gecikmeli geldi. Ama farkındaysanız Malatya ile ilgili son yapılan açıklamada tarih bile verilemiyor. Hızlı tren lafını edip bakalım ne söylüyorsa onu bir parlamento muhabiri gibi Malatya'ya aktarmaktan sorumlu milletvekilleri olunca müdahale edecek kimse de bulunmuyor. Bırakın beklesin...

Peki 2026 yılında tamamlanacak Gaziantep-Osmaniye-Adana-Mersin hızlı treni hangi tarihte başladı?

Sıkı durun, 2022...

Sivas, Malatya ne ki? Projenin yapım işini zaten Malatyalı bir isim, Erman Ilıcak'ın başında bulunduğu Rönesans Holding üstlenmiş durumda.

Projede de bakın neler yapılıyor?

21 milyon m³ toprak hareketi var. 2 milyon m³ betonarme imalatı yapılıyor. 77 bin ton ray imalatı da bağlantıyı sağlayacak. 6 adet viyadük, 6 adet tünel, 32 adet demir yolu köprüsü, 30 adet kara yolu üst geçidi, 55 adet karayolu alt geçidi, 266 adet menfez ve 21 adet istasyon.

Tamamı 2022-2026 arası bitmiş olacak. Depremin bizzat üstünden geçtiği bölgenin tam üzerine denk gelmesine rağmen...

Tarihi veren Rönesans İnşaat, dünyada yaptığı bütün işleri daha önce bitirmesi ile bilinen en önemli müteahhit firmalardan biri. Bizim vekillerin, özellikle Sayın Öznur Çalık’ın bilgi alıp verdiği firmalara benzemez.

Bu arada Gaziantep ağırlığıyla Adana-Mersin ve İskenderun’la otoyol bağlantısına kavuşan Şanlıurfa’da basın, projede olmadıklarını ifade eden manşetler ve haberlerle kamuoyu oluşturmanın düşüncesinde.

Bir dipnot daha: Mardin, Şanlıurfa’ya kadar gelmiş otoyol ile buluşma çalışmaları yapıyor.

Yıkık dökük bir şehrin “Biz toparlandık, hadi şimdi gelin!” deme lüksü yoktur.

Biz tamamını senkronize götürmek zorundayız. Olmalıyız.

Ama ne demişlerdi hani? "Örgütlenmiş vasat, liyakate ek çektirir!”