AKLIMDA GELGİTLER

Rıfat GÖKÇE

05-09-2025 16:28

6 Şubat 2023 depremlerinden sonra Malatya'da varmıştan yokmuşa bir kâbus misali yolculuğa çıktık.

Var olan yok olmuş, yok olana alışmak da nasıl zormuş...

Çocukluğumuzun köşe başları, hayatımızın tanığı, bir ergen hışmıyla evden çıkıp iki turladığımız meşhur çarşı… Üniversite imtihanını kazandığımı gördüğüm Cafer’in Kulübesi’ndeki sınav gazetesi ve koşmam PTT ye doğru (eve jetonla telefon etmek için).

En son Hadi amcayı bir büyük üzüntü ve göz yaşlarıyla musallasından uğurladığımız Yeni Cami... Ki 1983 20 Mayıs'ı ne düşündüğümü bile algılayamadığım 14 yaşımda babamın cenazesi aynı yerden kalkmıştı.

Tavacılar, bakırcılar, rahmetli anamla gittiğim peynirciler pazarı… Kışlık peynir alınacak, Emeksiz’de Soykan Soğuk Hava Deposu’na konulacak. Verilen evrak bir güzel saklanacak.

Şimdi ta Avustralya’daki lise arkadaşım Orkun'un girip ayçiçeği alırken Kışla Caddesi üst başından “Abi üç kişiyiz, bu bizi Sıtmapınarı’na atar mı?” sorusuna Dörtyol’a kadar gülüşümüz... Doğan Çiçekçilik'in vitrininden akan o dalga dalga su...

Mücelli alt başı... Yukarıya giden bizim ev yolu... Tombul Ekmek Fırını, Şavata Kasabı... Babamın beni bırakıp, parasını da verip, bir çay içip ayrıldığı Gülşen Berber Salonu... Uzun yıllar giremedim, sonra bir cesaret içeri girip tekrar müşterisi oldum. Hep geçmişi konuşurduk ağabeylerle.

Gazyağı satan Hikmet amca, bakkal Tahsin abi üç tekerli bisikletini bazen keyfe verirdi bir tur atmak için.

Biraz Atilla Kantarcı ağabeyi andırdı yazı haddimiz, değil nerede o kadar biriktirilmiş arşiv?

Yani her şey giderken kalmanız gibi bir şey… Deprem, afet, kâbus...

Ben ülkenin neresinde otobüse binsem ve önünde Malatya yazsa eve girer gibi binerdim. Ev yok, kalacak yer yok, ana baba zaten yok da eş, dost, çocuk yok bindim Trabzon’dan 25 Şubat 2023’te Malatya otobüsüne; olmamıştı işte eskisi gibi.

Ve bir şey yaşadım, hani her şey yerine gelir de kaybettiklerin insan geri gelmez atasözünü haklı çıkaran.

Onca köşe taşı içinde bir gece karanlığı ve Kışla Caddesi’nden araçla inerek geçiyoruz Dörtyol'a doğru. Şubat sonu, 2023 yılı.

Zifiri karanlıkta ay ışığı Beydağı’nı belirginleştirirken İnönü Heykeli’nin de çizgileri var ama hükümet binası yok. Sanki hayatınızdan bir şey çekilmiş gibi.

Vilayet binası yeniden yapıldı. Dışarıdan görüp yerine geri gelmiş diye bir cümle kullandık. Ve Sayın Vali ile görüşmek üzere büyük bir heyecanla yeniden yapılmış vilayet binasına gittik.

Katlar, kat planları, valilik katı, özel kalem girişi, valilik makamı… Her şey eskisi gibiydi.

Olabiliyormuş, yerine konabiliyormuş; işte bunu konuştuk.

Çarşı eski çarşı değil tabii, o pencereden bir kez daha çarşıya baktık. Yeni tanımadığımız ama alışmak zorunda olacağımız binaların arasından "Ben de buradayım!" diye bağıran Çınarlı Camii nasıl mutlu etti anlatamam.

Biz sadece bu şehri sevmemişi .

Neyi varsa kazımışız aklımıza.

Ve nedensiz sevmişiz.

Nedensiz de sever miyiz ?

Işıl ışıl olsun, Malatyalı dolsun içi; yine severiz dedim kendimce.

Sayın Vali’nin ziyaret sırasında söylediği bir şey takıldı aklıma.

5 Şubat’ta kaldı aklımız ama takılı kalamayız. O afet yaşandı. Ve gerçek sonrasını da yaşamak zorundayız.

Kalalım sağlıcakla...

DİĞER YAZILARI AB Tescilli Coğrafi İşaretli Ürünler Kayısı ve Baklava Bakışı 01-01-1970 03:00 ŞU 70 BİN KİŞİ MESELESİ 01-01-1970 03:00 Müsait yerde inecek yok mu? 01-01-1970 03:00 12 Milyon Kayısı Ağacı Tek Ses: SAHİPSİZ KAYISI 01-01-1970 03:00 6 Şubat'a takılmak mı 6 Şubat'la yaşamak mı? 01-01-1970 03:00 SIKINTI ÇOK AMA TREN DE KAÇMASIN! 01-01-1970 03:00 Recai Kutan Olmak 01-01-1970 03:00 OLDURULAMAYAN MALATYA LOBİSİ ÜZERİNE… 01-01-1970 03:00 MALATYA’NIN DEPREMLE İMTİHANI 01-01-1970 03:00 ZOR DOSTUM ZOR... 01-01-1970 03:00 MALATYA'NIN SİYASİ TAHLİLİ… 01-01-1970 03:00