Afetler; toplumların fiziki, psikolojik ve sosyal yapısını kökten değiştirir. Ancak bu tür felaketler, dayanışma ve direnç gibi insani değerlerin yeşermesine de vesile olur. İşte Adıyaman, deprem sonrası yaşadığı travmayı bu değerlerle aşmaya çalışan şehirlerden biri olarak dikkat çekiyor.

Bu bağlamda 31 Mart seçimleri, Adıyaman için bir dönüm noktası oldu. Yıllardır AK Parti’nin kalesi olarak bilinen bu şehirde, Belediye Başkanlığı bayrağı CHP’nin adayı Sayın Abdurrahman Tutdere’ye emanet edildi. Kimi yorumcular bu sonucu, “AK Parti’ye tepki” ya da “iktidara ders” olarak nitelendirdi. Ancak Sayın Tutdere’nin başarısını yalnızca tepkiye dayandırmak ona bir haksızlık olur.

Abdurrahman Tutdere’nin başarısı, yalnızca siyasî konjonktürle açıklanamaz. İki dönem milletvekilliği yapmış, yıpranmamış ve halkın sevgisini kazanmış bir lider olarak depremlerle sarsılmış bir şehirde cesaretle aday oldu ve kazandı. Bu başarı, onun toplum üzerinde yarattığı güvenin ve etkinin bir yansımasıdır.

Halkla, esnafla ve belediye çalışanlarıyla yaptığım görüşmeler, seçimin partiler arasında değil; bizzat Sayın Tutdere ile diğer adaylar arasında geçtiğini ortaya koyuyor. Sonuçlar da bunu teyit ediyor: %50’ye yakın bir oy oranıyla güçlü bir zafer kazanıldı.

Sahadan İzlenimler

Deprem sonrası Adıyaman’ı defalarca ziyaret ettim. Halkla, STK’lerle, esnafla, inşaat sektöründeki müteahhitlerle ve belediye çalışanlarıyla birçok görüşme yaptım. Ancak en kritik adım, yapılan ve yapılması planlanan hizmetleri birinci ağızdan dinlemekti.

Bu amaçla CHP Malatya Milletvekili Sayın Veli Ağbaba’ya bir mesaj attım: “Sayın Vekilim, deprem sonrası Adıyaman’daki durumu konuşmak için Sayın Abdurrahman Tutdere ile görüşmek istiyorum.”

Beş dakika geçmeden telefonum çaldı. Arayan, bizzat Sayın Abdurrahman Tutdere idi. Adıyamanlı biri olarak bu hızlı ve samimi geri dönüş beni derinden etkiledi. Başkan’la buluşmamızda, sadece bir lider değil; bir vizyon sahibiyle tanıştım.

Sayın Tutdere’nin Yönetim Felsefesi

• Kucaklayıcı Yaklaşım: “Bu memleketin evladı olan herkes benim kardeşimdir.” diyerek ayrımcılığa karşı duruyor.

• Liyakat ve Beceriklilik: Personel seçiminde yandaşlığa değil, ehliyete ve yetkinliğe önem veriyor.

• Çözüm Odaklılık: Sorunlara bürokratik engeller koymak yerine çözüm ortaklığı yaklaşımı sergiliyor.

• Kültür ve Medeniyet Hassasiyeti: Komşuluk, akrabalık ve mahalle kültürünün korunması gibi değerleri öncelikli görüyor.

• Turizm ve Bölgesel İş Birliği: Adıyaman ve Malatya’yı ayrı düşünmeyerek turizmde iş birliği projeleri planlıyor.

 

Adıyaman İçin Umut Veren Projeler

Sayın Tutdere, Adıyaman’ı geleceğe hazırlamak için iş insanlarıyla istişarelerde bulunuyor. Erdemoğlu Ailesi gibi bölgeye destek sağlayan girişimcilerle ortak projeler planlanıyor. Bu çabalar, şehrin yaralarını saracak ve geleceğine ışık tutacak adımlar olarak değerlendiriliyor.

Birlikte Başaracağız

Sayın Abdurrahman Tutdere’nin güler yüzlü misafirperverliği ve vizyoner yaklaşımı, yalnızca Adıyaman için değil; bölge için de umut verici. Bu şehir, tepkiyle değil; etkiyle yönetiliyor.

Akrostiş Şiir:

Uzattığın el, derman olsun yaralara,

Memleket gülümsesin yeniden hayata.

Umut, en güzel mirastır insana,

Terk etmeyelim, birlikte yükseltelim bu vatana.

Onlar yaralı, kalbi kırık, yüreği acılı memleket.

Lale olsun, gül olsun, yeşil olsun, gülsün gönüller; hayırla yad etsin seni bütün memleket.

Malatya’ya Dair Umut Verici Gelişmeler

Bu arada, geçtiğimiz ay “İş İnsanlarının Malatya’ya Bakışı Önemli” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Bu yazımın karşılık bulması beni oldukça mutlu etti.

Yazımda, Acıbadem Hastanesi’nin Malatya’da inşa edilmesi ve hizmet vermesi için Sayın Mehmet Ali Aydınlar’a bir çağrıda bulunmuştum. Bu çağrı, MİAD Başkanı Sayın Yunus Akdaş ve üyeler tarafından olumlu yönde destek aldı. Aynı zamanda MAGİNDER Başkanı Sayın Salih Karademir de basın toplantısında bu konuda çağrıda bulundu.

Eğer bu girişimler sonuç verir ve hastane projesi hayata geçerse Malatya’da geleceğe dair ciddi bir güven ve umut oluşturacağı bilinciyle konuyu ilk dillendirmiş olmaktan mutluluk duyacağım. Umarım bu adım, her sektörde bir markaya değer katmış Malatyalı iş insanlarının yeniden ayağa kalkmaya çalışan şehirlerine yapacakları yatırımlarla Malatya’ya güç katacaklarının farkına varmalarına vesile olur.

Saygılarımla.